Zeki, Dağın Kaleminden Malatya... Malatya’da STK’lardan Tek Ses:
Bir Şehrin Hafızasında Yer Eden Mücadele Bazı dönemler vardır ki şehirlerin gerçek gücü, zor zamanlarda ortaya koyduğu birlik ve beraberlikle ölçülür. Malatya’nın 6 Şubat depremlerinin ardından verdiği mücadele de tam olarak böyle bir dönemin hikâyesidir.
Deprem sadece binaları yıkmadı; ekonomiyi, üretimi, istihdamı ve şehirlerin geleceğe dair umutlarını da derinden sarstı. Malatya’da iş dünyasının karşı karşıya kaldığı tablo, yalnızca rakamlardan ibaret değildi. Binlerce işletme ya faaliyet alanını kaybetti ya da ağır şartlar altında ayakta kalabilmek için büyük bir mücadele verdi.
Tam da böyle bir süreçte Malatya’da güçlü bir talep yükseldi: Mücbir Sebep uygulamasının devam etmesi.
Çünkü mesele sadece bir erteleme meselesi değildi. Mesele; kepengini yeniden açmaya çalışan esnafın, üretim çarklarını yeniden döndürmeye çalışan sanayicinin, çalışanlarını korumaya çalışan işletme sahiplerinin hayatta kalma mücadelesiydi.
Depremin yaralarını sarmaya çalışan bir şehirde, yeni mali yüklerin işletmelerin omuzlarına daha fazla yük bindirmemesi gerektiği vurgulandı. Bu talebin en güçlü savunucularından biri de Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu oldu.
Başkan Sadıkoğlu’nun uzun süredir dile getirdiği temel nokta oldukça açıktı: Deprem bölgesindeki işletmeler henüz tam anlamıyla ayağa kalkmadan yeni ekonomik yüklerle karşı karşıya bırakılmamalıydı.
Çünkü bir işletmenin kapanması sadece bir iş yerinin kapanması anlamına gelmez. O işletmede çalışan insanların, ailelerin ve şehir ekonomisinin de olumsuz etkilenmesi demektir.
Malatya’da başlayan bu çağrı zaman içerisinde bölgesel bir dayanışmaya dönüştü. Çünkü aynı acıyı, aynı ekonomik zorlukları ve aynı belirsizlikleri yaşayan birçok deprem şehri vardı. Yıkılan iş yerleri, taşınmak zorunda kalan üretim alanları, geçici çalışma koşulları ve geleceğe dair kaygılar, deprem bölgesindeki tüm işletmelerin ortak gerçeğiydi.
Bu nedenle Mücbir Sebep talebi, yalnızca bir kurumun veya sadece Malatya’nın talebi olmaktan çıktı; deprem bölgesinin ekonomik yeniden ayağa kalkma çağrısına dönüştü.
Bu süreçte Malatya Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde yaklaşık 250 sivil toplum kuruluşu, meslek odası ve esnaf teşkilatının aynı noktada buluşması çok önemli bir mesaj verdi.
Bir şehirde 250’ye yakın kuruluşun ortak bir irade ortaya koyması, Malatya’nın zor zamanlarda nasıl kenetlenebildiğinin en güçlü göstergelerinden biri oldu.
Çünkü bu mücadele sadece bugünün değil, yarının da mücadelesiydi.
6 Şubat depremlerinden en fazla etkilenen illerin başında Malatya’mız geliyor. Dünyanın gördüğü büyük felaketin etkilerini bazı kesimler yeterince görmemiş olabilir. Ancak Malatyalı sivil toplum kuruluşları yaşanan sıkıntıları, talepleri ve beklentileri güçlü bir şekilde dile getirerek şehrin sesi oldu.
Bu şehir hepimizin. Malatya hepimizin, Türkiye hepimizin. Bu nedenle esnafımıza, üreticimize ve iş dünyamıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Kıymetli yöneticilerimizin de bu sese kulak vermesi, deprem sonrası toparlanma sürecinde işletmelerimizin mağdur edilmemesi büyük önem taşımaktadır.
Deprem sonrasında en büyük risklerden biri, işletmelerin yeniden ayağa kalkmadan yeni yükümlülüklerle karşı karşıya kalmasıdır. Çünkü ekonomik toparlanma yalnızca binaların yeniden yapılmasıyla gerçekleşmez. Üretimin devam etmesi, istihdamın korunması ve esnafın ayakta kalması gerekir.
Bu nedenle Mücbir Sebep konusunda yürütülen mücadele, sadece bugünün sorunlarına çözüm arayışı değil; Malatya’nın ve deprem bölgesinin geleceğine yönelik bir çaba olarak değerlendirilmelidir.
Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun farklı platformlarda dile getirdiği mesajın temelinde de bu anlayış bulunmaktadır. İş dünyası güçlenmeden ekonomik yüklerin artırılmasının toparlanma sürecini zorlaştırabileceğini ifade eden Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinden bu yana gece gündüz demeden Malatya için çalışmaya devam etmektedir.
Yaklaşık üç yıllık süreçte yapılan açıklamalar, görüşmeler ve kamuoyu çalışmaları, aslında sivil dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunu ortaya koymuştur.
Malatya’nın esnafı, sanayicisi ve ekonomisi için 250’ye yakın sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesi, şehrin ortak aklının ve dayanışma ruhunun önemli bir örneğidir.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, Mücbir Sebep konusunda verilen mücadele sadece bir talebin takip edilmesi olarak görülmemelidir. Bu mücadele, deprem sonrası ekonomik yeniden yapılanma sürecinde iş dünyasının sesini duyurma çabasıdır.
Çünkü bazı dönemlerde şehirlerin geleceğini belirleyen sadece alınan kararlar değildir. O kararların alınması için ortaya konulan ortak irade, birlik ve kararlılık da en az kararlar kadar önemlidir.
Malatya’da ortaya çıkan bu birliktelik, işte tam olarak böyle güçlü bir iradenin göstergesidir.
Bu şehir geçmişte olduğu gibi bugün de dayanışmayla ayağa kalkacaktır. Yeter ki sesimize kulak verilsin, yeter ki esnafımıza, üreticimize ve şehrimizin geleceğine sahip çıkılsın.
Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Gündem kategorisindeki diğer haberler

YEŞİLYURT’TA PARKLAR YENİLENİYOR, MAHALLELER GÜZELLEŞİYOR

KATILIMCILARDAN TARIM HAYVANCILIK VE GIDA FUARINA TAM NOT

BAŞKAN ER: “BEYLERBAŞI’NI YAPACAĞIZ ŞEHİT FEVZİ VE TAŞTEPE’Yİ DE DÖNÜŞT…

21. ULUSLARARASI TURGUT ÖZAL KARAKUCAK GÜREŞLERİ BÜYÜK BİR COŞKUYA SAHN…

Sulama Havuzlarıyla Doğanlar’da 5 Bin Dönüm Arazi Suya Kavuştu
